OBEZİTE CERRAHİSİNDE YÖNTEMLER

  

  

 

 

 

TÜP MİDE AMELİYATI

Tüp Mide Ameliyatı, laparoskopik (kapalı) yöntemle ve genel anestezi altında gerçekleştirilir. Özellikle son dönemde en sık uygulanan obezite cerrahisi yöntemidir. Midenin bitiş noktası olan pilora yaklaşık 3-6 cm uzaklıktan başlanarak özel aletler yardımı ile yemek borusuna kadar midenin tüp haline getirilmesi işlemidir. Yaklaşık 45 dakika kadar süren işlem sonrası midenin yaklaşık %75-80’ lik bir kısmı çıkarılmış olur. Tüp mide ameliyatı 3 mekanizma ile kilo vermeye yardımcı olur.

  1. Bu ameliyatta midenin iştah hormonu (Ghrelin hormonu) salgılayan fundus kısmı da tam olarak çıkarıldığı için hastanın ameliyat sonrası iştahı azalır.
  2. Mide hacminin küçülmesine bağlı olarak az miktarda gıda alımı ile tokluk hissi oluşur.
  3. Midede rezervuar kısım çıkarıldığı için alınan gıdaların ince bağırsağa geçişi hızlanır ve ince bağırsaktan GLP denilen tokluk hormonu erken salınır ve böylece kişi daha erken doygunluk hissine kavuşur.

 

Kilo verme özellikle ilk ayda olmak üzere ilk üç ay hızlıdır. Bu dönemde hastalar genellikle çok kolay kilo verdikleri için genellikle iyi motive olurlar ve önerilere uyarlar. Fakat bazı hastalar bu dönemde spor yapmadan da kilo verildiği için önerileri göz ardı edebilir. Bu nedenle ileri döneme uyum ve kilo kaybının devamı açısından beslenme ve spor önerilerine uymaları şiddetle tavsiye edilir.

Üçüncü aydan sonra kilo verme hızı yavaşlamakla birlikte birinci yıla kadar azalarak devam eder.

Birinci yıldan sonra kilo verme hızı daha da azalır ve 18-24. aydan sonra kilo verme tamamen durur. Hatta dikkat etmeyen %3-10 hastada eski kiloya ulaşmasa da geri kilo alımı görülebilir. Bu nedenle hastalar bu döneme gelene kadar ki sürede yeni yaşam tarzlarına adapte olmuş olmalıdır. En basit şekliyle karbonhidrattan uzak durmak, az ve sık beslenmek, bol su tüketmek ve spor yapmak artık bir alışkanlık haline gelmiş olmalıdır.

 

 

MİDE BAYPASS'I


İlk adımda hacmini küçültmek için mide yemek borusunun hemen altından iki parçaya bölünür. Üstteki küçük mide odacığına aşağıdan getirilen ince bağırsak bağlanır. “Gastrik Bypass” ile hem kişinin az yemesi hem de yediklerinin emiliminin azalması amaçlanır. ABD’de de en sık uygulanan yöntem olan gastrik bypass, tüp mide ameliyatlarının daha çok tercih edilmesi nedeniyle oransal olarak azalma eğilimindedir. Deneyimler, gastrik bypass sonrası kilo alımı durumunda ikinci bir yönteme geçişin teknik olarak çok zor olmasının, bu yöntemin en büyük dezavantajı olduğunu göstermektedir. Gastrik bypass sonrasında ikinci cerrahiye ihtiyaç, tüp mide yöntemine kıyasla daha az olmasına rağmen, hem diyabet kontrolü hem de etkili ve kalıcı kilo verimi açısından en başarılı yöntem olan Duodenal Switch’e geçiş, tüp mide sonrasında çok daha kolaydır. 

  

MİDE BALONU

Mide balonu obezite tedavisinde gittikçe daha yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Bu yöntemde endoskopi aletiyle ağızdan mideye içi boş bir balon yerleştirilir. Ardından balon şişirilir. Midenin içine yerleştirilen balonun kapladığı alan sayesinde hastalarda erken doyma ve tokluk hissi oluşmaktadır. Ancak diğer girişimsel yöntemlerden önemli bir farkı balonun belli bir süre (6 ay – 1 yıl) sonra çıkarılmasıdır. Hastalar bu süre içinde yapılarına göre, fazla kilolarının % 10-20 arasında kilo verirler.

Mide Balonu kimler için uygundur?

Vücut Kitle İndeksi 30-40 kg/m2 arasında olan diyet ve egzersiz sonucunda kilo verememiş olan 18-65 yaş arasındaki yetişkinlerde birincil işlem olarak

Süper ya da süper süper obezlerde ameliyat ve anestezi riskini azaltabilmek için ameliyat öncesi dönemde yardımcı hazırlık yöntemi olarak ta kullanılmaktadır.

Özellikle cerrahi girişimin risk taşıdığı hastalarda bu yöntem daha fazla tercih tercih edilmektedir.

 

Mide Balonu kimler için uygun değildir?

Gastrit, mide ülseri

Geçirilmiş mide cerrahisi

Geniş hiatus hernisi (mide fıtığı)

Gebelik ve emzirme

Alkol bağımlılığı

Kanama bozukluğu olan bireylerde mide balonu uygulaması yapılmamalıdır.

 

Obezite Cerrahisi Öncesi Beslenme Önerileri

Obezite ameliyatından önce yaygın olarak görülen yanlış bir davranış; jübile hissi ile aşırı kalorili ve bol miktarda katı gıda tüketmektir. Doğru olan, kişinin yaşam tarzına, günlük aktivitesine uygun bireysel diyet programı uygulanmasıdır. Fakat genel olarak tanımlamak gerekirse obezite cerrahisi öncesindeki diyet; düşük yağ oranı ve düşük kalorili, proteinden zengin diyet olmalıdır. Bu süreç ameliyat sonrası uygulanacak beslenme düzeni içinde hastaya yol gösterici olacaktır.

Tüketilmesi Önerilenler (bol proteinli besinler);

* Kırmızı et, tavuk, balık

* Yumurta

* Süt ve süt ürünleri (Yoğurt, ayran, peynir, kefir)

* Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, barbunya) beslenme programı dahilinde tüketilebilir.

 

 

Tüketilmesi Önerilmeyenler;

  • Yağlı yiyecek ve içecekler (yağlı etler, yağlı süt ve süt ürünleri)
  • Kızartmalar
  • Hamur işleri
  • Şekerli yiyecekler ve içecekler
  • Asitli içecekler
  • Alkol
  • Sigaradan uzak durmalısınız!

 Ameliyata Yaklaşırken Diyet

Süresi ve miktarı kişinin fiziksel ve metabolik özelliklerine göre değişmekle birlikte, ortalama olarak, sizleri ameliyata hazırlamak için son iki 2 gün; proteinden zengin berrak sıvı diyet (tanesiz çorba, tanesiz şekersiz komposto gibi) uygulanmaya başlanmalıdır. Et türleri ve sebzeleri yağsız haşlayıp sevdiğiniz baharatlarla tatlandırıp pişirin ve süzdüğünüz suyunu istediğiniz kadar için. Süt, ayran, bitki çayları ve günde bir bardak taze sıkılmış berrak meyve suyu tüketimine devam edin. Sıvı besinler midemizi çok daha hızlı terk ettiği için bu dönemde öğün kısıtlaması yapılmaz, az az ve sık beslenilir.

Bu dönemde yağdan fakir beslenmek; karın içi ve karaciğer yağlanmasını azaltır ve sizi rahatlatır.

Basit şekerli gıdaları bırakmak; karaciğerin hacminin azalmasını ve ameliyat sonrası iyileşmenin daha hızlı olmasını sağlar.

Ameliyat Sonrası Beslenme Önerileri

Beslenme ve yaşam şeklini değiştirmek her hastanın gözünü korkutan ve obeziteden kurtulması için gerekli adımları atamamasına neden olan faktörlerdir. Sleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatından sonra iştahın neredeyse tamamen ortadan kalkması ve ufacık lokmalarla bile doygunluk hissi oluşması kişinin az kalori almasını sağlar. Kişilerin protein, vitamin eksiklikleri yaşamamaları ve en önemlisi yeniden kilo almamaları için bu yeni beslenme şekline kişi adapte olmaları ve diyet önerilerine uymaları gerekmektedir. Cerrahinin uzun dönemdeki başarısı; ameliyat sonrasında size tavsiye edilen diyet ve egzersizlere, ne kadar uyuduğunuza bağlıdır.

Kontrol ve Takip: 1, 3, 6, 12, 24. ay, sonrasında yıllık kontroller.

 

 

 

BASAMAK 1: 2 hafta sıvı gıda

BASAMAK 2: 2 hafta yumuşak sulu gıda (püre diyeti)

BASAMAK 3: 5. haftadan sonra katı gıda (protein yönünden zengin, kalorisi düşük)

 

 

 

BASAMAK 1: SIVI DİYET

Sıvı diyete operasyondan sonraki ortalama 3. gün başlanır.

  • İlk iki hafta sıvı gıda
  • Bu süreçte ideal sıvı kaymaksız/yarım yağlı/yağsız süt ve süt ürünleridir.

Cerahi sonrası protein ve kas kaybının engellenebilmesi için protein alımı önemlidir. Günlük protein gereksinimi ortalama 60-80 gr’dır. Bu nedenle erken dönemde protein tozu takviyesi uygulanmaktadır.

Neden Whey Protein?

  • Whey Protein, kazeine göre daha iyi tokluk sağlar ve daha iyi sindirilir.
  • Kas kayıplarının önlenmesinde proteinler önemli yere sahiptir.

Öneriler :

  • İçilen içeceği yudum yudum içmeli ve doygunluk / dolgunluk hissi başlaması hissedilmelidir.
  • Birçok insan bir seferde 50 cc sıvıyı maksimum miktar olarak almaktadır
  • Doygunluk hissi hissedildiğinde içme kesilmelidir.
  • Mide ağrısı veya bulantı hissedildiğinde bu durum geçinceye kadar başka bir şey içilmemelidir.
  • Şayet içilen miktar fazla olursa mide tamamen dolacak ve kusma başlayacaktır.
  • Karbonatlı, gazlı içecekler mideye ulaştıklarında gaz çıkışına neden olup mideyi şişirecek ve erkenden rahatsızlık hissi verecek hatta kusmaya neden olacakları için içilmemelidir.
  • 10-14 güne kadar uygulanır. Su kaybını engellemek ve iyileşmeyi sağlamak için su tüketimi ve protein alımı çok önemlidir.
  • Azar azar içerek günde 1,5-2 litre su tüketiniz. Terleme varsa su ihtiyacı % 20 oranında artırılmalıdır.
  • Yeterli protein, kalsiyum ve diğer besin öğeleri için sıvı gıda tüketiminde süt ve taze meyve ve sebze suları ağırlıklı olmalıdır. Tercihen yağsız süt seçilmelidir.
  • Başlangıç için sıvı gıdalar olarak; su, et suyu, tavuk suyu tercih edilebilir.
  • Her 20 dakikada bir 30 ml sıvı tüketmeye çalışın.
  • Tüketimleriniz sonunda gaz problemi yaşayabilirsiniz. Gaz problemi ameliyat sonrasında olağan bir durumdur.

İlk Hafta Tüketebileceğiniz Besinler

  • Gazlı ve alkollü olmayan berrak şekersiz içecekler (çay, bitki çayı vb.)obezite-cerrahi-sonrasi-beslenme-3
  • Şekersiz, karbonhidratsız içecekler (şekersiz kompostolar vs )
  • Elma, üzüm suyu gibi sıvılar sulandırılarak dikkatle, yudum yudum tüketilmelidir.
  • Et suyu (Ağır gelmesi halinde 1-2 damla limon sıkılabilir)
  • Tavuk suyu (Ağır gelmesi halinde 1-2 damla limon sıkılabilir)
  • Yağsız süt
  • Tanesiz, posasız, su kıvamında az kalorili çorbalar ( domates veya tavuk çorbası gibi)
  • Köpüksüz, gazsız az şekerli meyveli içecekler (diyet ice tea, diyet limonata vb.)
  • Tatlandırılmamış, tanesiz saf meyve suları (taze sıkılmış)
  • Yağsız, diyet, su kıvamında ayran
  • Sebze suyu (Sulandırarak tüketiniz)
  • Whey protein tozu (1-3 ölçek/gün)

Ameliyattan sonraki hafta bu yiyecekleri azar azar ve yavaş tüketmelisiniz. Sonrasında tolere edebildiğiniz kadar artırmalısınız.

İkinci Hafta Tüketebileceğiniz Besinler

(Birinci haftaya ek olarak)

* Unlu terbiye ve salça kullanılmadan hazırlanan/ rondo – robottan geçirilmiş çorbalar

Ör: Balık Çorbası, tarhana çorbası, mercimek çorbası, tavuk suyuna şehriye çorbası, sebze çorbası, yoğurt çorbası vb…

Örnek Menü (Kişiye ait farklılıklar gösterir)

Kahvaltı: 1 bardak protein tozu içecek

Ara öğün: 1 bardak süt

Gün ortası: 1 kepçe çorba; 1 bardak ayran

Ara öğün:  1 bardak süt

Akşam yemeği: 1 bardak protein tozu içecek; 1 kepçe diyet çorba

Yatmadan önce: 1 bardak light süt

*Sütlü içecekleri öncelikle içmek gerekir. Böylelikle yeterli besinin alındığından emin olunmalıdır.

 

BASAMAK 2: SULU YUMUŞAK DİYET

  • -5. haftalar yumuşak sulu diyet
  • Şekerli yiyecekler tüketilmemelidir.
  • Yarı sıvı ve vücut sıcaklığında çorbalar, düşük laktozlu ürünler (yoğurt, ayran)

 

2 hafta sonra aşamalı olarak yiyecekleri yumuşak ezilmiş halde tüketmeye başlayabilirsiniz. Yiyecekler çatalla parçalara ayrılmalı ve ezilmelidir.

Besin seçiminiz protein-kalsiyum ağırlıklı olmalıdır. Yumuşak-sulu gıdalarda (püreler) bunu pişirdiğiniz yemekleri gerçek et ve tavuk suyuna pişirerek ve bunları blendırdan geçirerek yaptığınız pürelerle sağlayabilirsiniz.

 

3-4-5. Hafta Tüketebileceğiniz Besinler

(İlk iki haftaya ek olarak)

 

  • Rafadan yumurta
  • Rafadan yumurta + yağsız lor
  • Yağsız yoğurt
  • Meyve püresi (süt veya yoğurt ile karıştırılabilir)
  • Sebze püresi:
    • Ispanak püresi
    • Semizotu püresi
    • Kabak püresi
    • Pırasa püresi
  • Ton balığı püresi
  • Tavuk püresi (kalça buttan)
  • Peynirli patates püresi (lor, çökelek tercih edilebilir)
  • Bebek mamaları (çalışanlar için özellikle iyi bir alternatif)
  • Diyabetik muhallebi

 

BASAMAK 3 : KATI GIDALARA GEÇİŞ

  • haftadan sonra proteinden zengin, kaloriden düşük, katı diyet ürünlerine adım adım geçilebilir.
  • Her gün yeterli miktarda protein alındığından emin olunmalıdır.
  • Tolere edebildiğiniz yiyecekleri azar azar ve yavaşça alındığında emin olunmalıdır.
  • Kilo kaybetme amacınıza uygun besleme programı; düşük yağ, düşük kalori ve porsiyon kontrolüdür. 

5. Haftanıza girmenizle beraber sağlıklı, katı gıda alabilirsiniz. Bu geçiş kimi zaman çok rahat olmayabilir. Bu nedenle 5. haftanız için önereceğimiz kolay geçiş besinleri şunlardır:

  • Kıymalı sebze yemekleri
  • Kabuksuz menemen
  • Beyaz peynir çeşitleri
  • Yoğurtlu havuç (pişirilerek yapılan)
  • Yoğurtlu semizotu
  • Süzme yoğurt
  • Sebzeli tavuk haşlama
  • Okyanus balıkları (somon, ton balığı…)
  • Sulu köfte
  • Izgara balık

Detaylı bilgi ve randevu için biz sizi arayalım.


İlgili Makaleler


Karaciğer Kanseri

Karaciğer Kanseri

İki tür karaciğer kanseri vardır; Primer Karaciğer Kanseri ve Sekonder Karaciğer Kanseri (hepatik metastaz).  Metastaz yapan ikincil kanserlerin aksine, vücudun başka bir yerinde başlar ve karaciğere yayılır, primer karaciğer kanseri karaciğer içindeki hücrelerden başlar.

Devamını Oku
OBEZİTE CERRAHİSİNDE YÖNTEMLER

OBEZİTE CERRAHİSİNDE YÖNTEMLER

Tüp Mide Ameliyatı, laparoskopik (kapalı) yöntemle ve genel anestezi altında gerçekleştirilir. Özellikle son dönemde en sık uygulanan obezite cerrahisi yöntemidir. Midenin bitiş noktası olan pilora yaklaşık 3-6 cm uzaklıktan başlanarak özel aletler yardımı ile yemek borusuna kadar midenin tüp haline getirilmesi işlemidir. Yaklaşık 45 dakika kadar süren işlem sonrası midenin yaklaşık %75-80’ lik bir kısmı çıkarılmış olur...

Devamını Oku
Hemoroidal Hastalık ve Tedavisi

Hemoroidal Hastalık ve Tedavisi

Hemoroid, makattaki mevcut damarların genişlemesi ve bağ dokusunun sarkması sonucu oluşan bir hastalıktır. Hemoroid Neden Olur? Hemoroidin Belirtileri Nelerdir? Hemoroid Kimlerde görülür? Hemoroidin Evreleri, Hemoroid Tedavisinde En Sık Kullanılan Yöntemler, Lazer Hemoroid Yönteminin Etkisi...

Devamını Oku
Endoskopi

Endoskopi

Endoskopi, kameralı esnek bir alet yardımıyla ağızdan veya makat bölgesinden girilerek üst sindirim sistemi veya kalın barsağın görüntülenmesi ve gereğinde müdahale edilebilmesine olanak sağlayan işlemin genel adıdır...

Devamını Oku
Karın Duvarı Fıtıkları

Karın Duvarı Fıtıkları

Karın duvarı fıtıkları; Karın içerisindeki organ veya dokuların, karın duvarındaki zayıf bir noktadan fıtık kesesi (periton) ile birlikte karın dışına çıkmasıdır ve cerrahi kliniklerde en sık tedavi edilen hastalıklardandır...

Devamını Oku
Laparoskopik Safra Kesesi Ameliyatları

Laparoskopik Safra Kesesi Ameliyatları

Safra Kesesi karaciğerden salgılanan safranın toplandığı, karaciğerin alt kısmında bulunan torba şeklinde bir organdır. Ortalama uzunluğu 10 cm. genişliği 3 cm. olan küçük, kese biçiminde bir organdır. Karaciğerin alt yüzünde, karaciğerle temas edecek biçimde bulunur. Görevi; safra sıvısını depolamak...

Devamını Oku
Safra Kesesi Taşları ve Tedavisi

Safra Kesesi Taşları ve Tedavisi

Safra Kesesi karaciğerden salgılanan günlük yaklaşık bir litre safranın toplandığı, küçük, kese biçiminde bir organdır. Karaciğerin alt yüzünde, karaciğerle temas edecek biçimde bulunur. Görevi...

Devamını Oku
Tiroit Hastalıkları - Guatr ve Tedavisi

Tiroit Hastalıkları - Guatr ve Tedavisi

Tiroit bezi: Tiroit, boynun ön tarafında, Adem elmasının alt kısmında yerleşik ve kelebek şeklinde 20-25 gr ağırlığında bir iç salgılı bezdir. küçük ama güçlü bir organdır ve metabolizmamızı dengeleyecek olan, metabolizmanın çalışma hızını belirleyen T3 ve T4 hormonlarını salgılar...

Devamını Oku
Gastro Özofajial Reflü Hastalığı ve Tedavisi

Gastro Özofajial Reflü Hastalığı ve Tedavisi

Gastro özofajial reflü, alınan gıdaların ve/veya mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Bu kaçışın özellikle yatar pozisyonda ve yemeklerden hemen sonra mide içi basıncın artmasıyla günde 10 defaya kadar olması ve dört dakikadan kısa sürmesi normal kabul edilebilir...

Devamını Oku
Mide Kanserleri

Mide Kanserleri

Tütsülenmiş ve aşırı tuzlanmış gıdalar riski arttırır. Bu tür gıdaların içerdiği nitritler karsinojenik etkilidir. Aklorhidri varlığında midede normal flora dışı bakteriler artar ve bunlar nitratları nitritlere dönüştürür...

Devamını Oku
Kalın Bağırsak (Kolon) Kanserleri

Kalın Bağırsak (Kolon) Kanserleri

Kalın bağırsak kanserleri tüm kanser tipleri arasında en sık görülen 4. kanser olup, her yıl Dünyada yaklaşık 1 milyon yeni kalın bağırsak kanseri vakası teşhis edilmektedir. Günümüzde ortalama riske sahip bir insanın ömür boyunca kalın bağırsak kanserine yakalanma riski %4-5’tir...

Devamını Oku
Meme Kanseri

Meme Kanseri

Risk Faktörleri Erken menarş (12 yaş altı), geç menopoz (55 yaş üzeri), Geç hamilelik, emzirmemek, Doğum kontrol hapı, Menopoz sonrası HRT (Östr + prog), Meme kanseri hikayesi, Çocukluk çağında ışınlanma (RT), Beslenme ve çevre, Obezite, yağlı, kalorili..

Devamını Oku
Anal bölge abse ve fistülleri

Anal bölge abse ve fistülleri

Anal bölgede ortalama 6 adet (3-12 arasında) bez vardır ve bezler kısa ve ince yollar aracılığıyla anal kanala açılır. Bu yollar yabancı materyal ile tıkandığında enfeksiyon ve sonucunda abse gelişir...

Devamını Oku
Plonidal Sinüs (kıl dönmesi) ve tedavisi

Plonidal Sinüs (kıl dönmesi) ve tedavisi

Pilonidal sinüs hastalığı temel olarak içerisinde kıl bulunan boşluk ya da abse dokusudur. En sık kuyruk sokumu üzerinde yerleşir. Gelişimine ait iki teori vardır. Birincisi konjenital teori: Bu teoride anne karnında iken (fetüste) cilt altı dokularda orta hattın eksik birleşmesi sonucu dermal kist kalıntısı olarak geliştiği varsayılır...

Devamını Oku
Pilonidal Sinüste Ameliyatsız Tedavi (Kristalize Fenol Tedavisi)

Pilonidal Sinüste Ameliyatsız Tedavi (Kristalize Fenol Tedavisi)

Yöntem lokal müdahale odası veya poliklinik koşullarında gerçekleştirilebilir. Bu yöntemde sinüs çevresi lokal anestezi ile uyuşturulduktan sonra ek bir kesi yapılmadan sinüs ağızlarından...

Devamını Oku
Anal kondilom

Anal kondilom

Cinsel yolla bulaşan viral hastalıklardan en sık görülenidir. Etken Human Papilloma Virüs (HPV) denilen virüstür. Virüs bazal hücre tabakasında yerleşir. Kuluçka süresi olan 1-6 ay geçtikten sonra virüsler çoğalarak yüzeye ilerler ve virüs parçacıkları yüzeyde siğil halinde ortaya çıkar...

Devamını Oku
HEMEN ARA