Cinsel İşlev Bozuklukları

Doyumlu bir cinsel yaşam sağlıklı bir yaşamın temel yapı taşlarından birisidir. Bireyin özellikle ruhsal sağlıklılık durumu cinsel yaşamının nasıl olduğu ile yakın ilişkilidir. Cinsel yaşamdaki aksaklıklar hem direk etki ile yaşamın önemli bir alanında tatminsizliğe yol açar hem de çeşitli ruhsal hastalıklara zemin hazırlar. 


Cinsellik çok boyutlu bir kavramdır ve cinsel döngü birkaç aşamalardan oluşur. Bu aşamalardan birinde ya da birden fazlasında olabilen bozulmalar cinsel sorun ya da cinsel işlev bozukluğu olarak karşımız çıkmaktadır. Bu aşamalar; cinsel istek, cinsel uyarılma (erkekte peniste sertleşme, kadında vajinal ıslanma) ve orgazm aşamalarıdır. Bu aşamaların her biri ile ilgili farklı cinsel bozukluklar olabilir; cinsel istek azlığı, cinsel tiksinti bozukluğu, erkekte sertleşme bozukluğu, kadında cinsel uyarılma bozukluğu, erken boşalma (boşalma denetimi bozukluğu), orgazm olamama gibi. Bunun dışında cinsel birleşme aşaması ile ilgili sorunlar (vaginismus, cinsel birleşme sırasında ağrı) diğer sık karşılaşılan cinsel işlev bozukluklarıdır. Öte yandan bireyde sıklıkla bu sorunlardan birkaçı bir arada bulunur. Örneğin sertleşme bozukluğu olan ve tedavi için başvurmayan bir hastada zaman içinde cinsel istek azlığı gelişmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Aynı zamanda eşlerden birinde cinsel işlev bozukluğu (örneğin kadında vajinismus) var olduğunda zamanla diğer eşte de bir cinsel işlev bozukluğu (erkekte sertleşme bozukluğu) gelişmesi nadir değildir. 


Cinsel işlev bozukluklarının tedavisi psikoterapidir, ilaç tedavisi birkaç özel durum dışında yararlı değildir. Bunun sebebi, sorunun nedeninin tamamen psikolojik kaynaklı olmasıdır. Bu psikolojik neden, ya ağırlıklı olarak eşlerden biriyle ilgili (kişilik özellikleri, geçmiş travmatik yaşam deneyimleri)  ya da çiftin ilişkisindeki sorunlar ile ilgilidir. Buna karşın cinsel işlev bozuklukları ülkemizde ve dünya genelinde yanlış tedavi uygulamalarının en sık yapıldığı ruhsal sorunlardandır. Sorunun kaynağı psikolojik olmasına rağmen ruh sağlığı alanı dışında çalışan birçok kişi (hekim ya da hekim olmayan) bu sorunların tedavisi için hastalara uygun olmayan şekilde umut vaad etmektedir. Örneğin kadın doğum ve üroloji uzmanları, pratisyen hekimler, yaşam koçları, şifacılar! vb.. Bazı özel vakalar için tabii ki psikiyatristler ürolog ve kadın doğum uzmanlarıyla çalışabilirler, örneğin hem psikolojik hem de organik nedenlerin sonucunda ortaya çıkan sertleşme bozukluğu gibi. Ama bunlar çok istisnai durumlardır. 


Diğer taraftan psikiyatristler ya da psikologlarında cinsel işlev bozukluğuna sahip birey ya da çiftlerin tedavilerini üstlenmeleri için bu alana özgü yeterli eğitim alarak yetkinleşmiş olmaları daha uygundur. Aksi halde yanlış ya da yetersiz tedavi deneyimleriyle sıkça karşılaşılmaktadır. Her başarısız tedavi girişiminin sorunun çözümünü daha da zorlaştırdığı, bir sonraki tedavinin de başarılı olma şansını düşürdüğü bilinmektedir. Bu nedenle cinsel işlev bozukluğuna sahip birey ya da çiftlerin sorunlarının çözümü için başvuracakları psikiyatristi doğru seçmeleri oldukça önem arz etmektedir.


Cinsel işlev bozukluklarının psikoterapisinde cinsel terapi kullanılır. Bu terapide ağırlıklı olarak bilişsel-davranışçı terapi ve çift terapisi tekniklerinden faydalanılır. Bunun yanı sıra gerekli durumlarda bireysel psikodinamik psikoterapide kullanılabilir. Yani cinsel terapi bütüncül bir psikoterapötik yaklaşımı gerektirir. Cinsel işlev bozukluklarının psikoterapisi bazı özel durumlar dışında bireysel olarak yapılmaz, çift terapisi olarak sürdürülür. Çünkü, hem sorun zaten sonuçları itibariyle her iki eşin de sorunudur hem de cinsel terapi tekniklerinin önemli kısmı her iki eşin de varlığını gerektirir. Soruna göre değişmekle beraber ortalama 8-10 seans süren bir süreçte cinsel sorunun çözümü hedeflenir. Bu seans sayısının bir nedeni, cinsel terapide çifte ödev olarak verilen ev egzersizlerinin aşamalı olarak yapılmasının gerekmesidir. Bu egzersizlerde kullanılan davranışçı tekniklerin evde hastalar tarafından uygulanması, bunlarla ilgili listeler tutulması ve seanslarda terapist ile beraber bunların gözden geçirilmesiyle soruna yönelik zihinsel değişikliklerin oluşturulması bu terapi için esastır. Aksi halde hızlı ve sindirilmeden izlenecek bir yol ile sorun çözülse bile bu çözüm kalıcı olmayacaktır. İlk seanslarda eşlerle ayrı ayrı görüşülerek ayrıntılı bir yaşam öyküsü ve cinsel öykü alma sorunu anlamak için çok önemlidir. Ardından cinsellikle ilgili bir psikoeğitim seansı yapılır ve bunu ev egzersizlerinin planlanacağı ve değerlendirileceği diğer seanslar takip eder.

İlgili Makaleler


Destekleyici Psikoterapi

Destekleyici Psikoterapi

Destekleyici psikoterapi, psikiyatrik tanısal değerlendirmeyi gerektiren, terapistin girişimlerinin planlı ve özgül bir hedefi başarmaya yönelik olarak tasarlandığı bir psikoterapidir. Psikodinamik temellere dayalıdır. Ancak bu terapi türünü kullanan psikoterapist hastanın ihtiyaçlarını dikkate alarak...

Devamını Oku
Panik Bozukluk

Panik Bozukluk

Panik bozukluk, tekrarlayan panik ataklar (bakınız; merak ettikleriniz => panik atak) ile seyirli bir hastalıktır. Panik bozukluğun yaşam boyu yaygınlığı %4-5, sadece panik atağının sıklığı %22 gibi yüksek bir orandır...

Devamını Oku
Uyum Bozuklukları

Uyum Bozuklukları

Bir yaşam olayına bağlı olarak gelişen, depresif ya da kaygı belirtilerinin ön planda olduğu olumsuz ruhsal durumlardır. Bu yaşam olayları, herkes için olmasa da stres yaratma potansiyeli olan olaylardır...

Devamını Oku
Uyku Bozuklukları

Uyku Bozuklukları

Uyku organizmanın çevreyle alışverişinin, algılarının ve tepkilerinin kaybolduğu geriye dönüşümlü bir davranış ve bilinç durumudur ve yaşamımızın yaklaşık üçte biri uykuda geçmektedir...

Devamını Oku
Yeme Bozuklukları

Yeme Bozuklukları

Yeme bozuklukları, yeme davranışının belirgin şekilde normal sınırlar dışına çıktığı bir grup hastalıktır. En bilinen yeme bozukluğu türleri anoreksiyanervoza ve bulimianervozadır...

Devamını Oku
Öfke Kontrolü

Öfke Kontrolü

Duygularımız, çevresel beklentilere uyum yapmamızı sağlayan, bizi bir davranışa yönelten, ama davranışın ne olduğuna bizim karar verebileceğimiz hislerdir. Korku, hayret, üzüntü, tiksinti,sevinç gibi.. Öfke de bunlardan biridir...

Devamını Oku
Depresif Bozukluk

Depresif Bozukluk

Depresyon (çökkünlük) insanın duygudurum hallerinden biridir (bakınız; merak ettikleriniz=>depresyon). Belirli bir dereceye kadar normal kabul edilebilecek bu ruh hali, süresi uzadıkça ve şiddeti arttıkça bir hastalık haline gelir...

Devamını Oku
Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı

Sınav öncesi ve/veya sınav sırasında yaşanan, öğrenilen bilginin etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygıdır...

Devamını Oku
Obsesif Bozukluk

Obsesif Bozukluk

Obsesif-Kompulsif Bozukluk, toplumda “takıntı hastalığı” olarak da bilinen bir kaygı bozukluğudur. En temel belirtileri, hastanın zihnine kontrolü dışında giren ve kendi çabasıyla zihninden çıkaramadığı düşünceler...

Devamını Oku
Fobiler

Fobiler

Bireyin,başkalarınca değerlendirilebilecek olduğu bir ya da birden çok toplumsal durumda belirgin bir korku ya da kaygı duymasıdır. Toplumsal etkileşimler (örneğin, karşılıklı konuşma, tanımadık insanlarla karşılaşma), gözlenme...

Devamını Oku
Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Toplumda genellikle “çok evhamlı olmak” olarak tariflenen hastalıktır. Bu kaygı bozukluğu türünde birey belirli bir konudan ziyade birçok yaşam olayı ve günlük konuyla ilgili kaygı (endişe) duyar...

Devamını Oku
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) çocukluk çağında başlayan, buna karşın özellikle çocukluk döneminde tedavi alınmamışsa belirtileri önemli oranda erişkinlikte de devam eden...

Devamını Oku
Cinsel İşlev Bozuklukları

Cinsel İşlev Bozuklukları

Doyumlu bir cinsel yaşam sağlıklı bir yaşamın temel yapı taşlarından birisidir. Bireyin özellikle ruhsal sağlıklılık durumu cinsel yaşamının nasıl olduğu ile yakın ilişkilidir...

Devamını Oku
Şizofreni

Şizofreni

Şizofreni, beyindeki kimyasal madelerin iletiminde bir bozukluk olması ve beyin yapısında bazı farklılıkların görülmesiyle ortaya çıkan bir beyin hastalığıdır. Hastalığın aktif (alevlenme) ve pasif (iyileşme) dönemleri vardır...

Devamını Oku
Evlilik Terapisi

Evlilik Terapisi

Evlilik ya da henüz evli olmayan çift ilişkilerinin pek çoğunda zaman zaman bazı sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bunlar bazen eşlerin kendi aralarında ya da güvenilir, tecrübeli ve tarafların otorite olarak algıladıkları bir arkadaş veya yakın aile büyüğünün yardımları ile çözülebilmektedir.

Devamını Oku