Karın Duvarı Fıtıkları

  • Karın duvarı fıtıkları; Karın içerisindeki organ veya dokuların, karın duvarındaki zayıf bir noktadan fıtık kesesi (periton) ile birlikte karın dışına çıkmasıdır ve cerrahi kliniklerde en sık tedavi edilen hastalıklardandır.
  • Öksürük, asit, şişmanlık, gebelik, BPH, malnütrisyon, sigara gibi faktörler karın duvarı fıtıklarının gelişmesinde kolaylaştırıcı faktörlerdir.
  • Karın duvarı fıtıklarının tamiri için kullanılan en eski yöntemlerde hastayı baş aşağı asarak kasık fıtığını yerine yerleştirmeye çalışılmış ve yerleştirdikten sonra fıtığı yerinde tutabilmek için günümüzdeki (kullanılması önerilmeyen) kasık bağlarına benzer aletler kullanılmıştır (şekil 1,2)
karın duvarı fıtıkları art-gilbert-fig06
Şekil-1 Şekil-2

 

Karın Duvarı Fıtıkları Sınıflama

Kasık fıtıkları: İnguinal ve femoral

Ön karın duvarı fıtıkları: Umblikal (göbek), periumblikal (göbek çevresi), epigastrik, spigel, supravesical, kesi yeri

Lomber bölge fıtıkları: Üst (Grynfelt), Alt (Petit) ve kesiye bağlı

Pelvik bölge fıtıkları:            Obturator, Siyatik, Perineal

img3

 

Karın Duvarı Fıtıklarında Şikayetler ve Belirtiler

  • Fıtık uzun yıllardan beri var olabileceği gibi aniden bağırsak tıkanıklığı ya da karın ağrısı gibi fıtık komplikasyonları şeklinde de ortaya çıkabilir.
  •  En sık görülen semptomlar ağrı ve ele gelen şişliktir
  • Muayenede fıtık bölgesinde ele gelen şişlik vardır. Muayenede öksürtme, ıkındırma gibi manevralarla hastanın karın içi basınç arttırılarak fıtık şişliği daha belirgin hale getirilebilir.

KASIK FITIKLARI

  • Kasık bölgesi karın fıtıklarının en sık görüldüğü bölgedir ve kasık fıtıkları inguinal (direkt ve indirekt) ve femoral olarak iki tiptir.
  • Kasık fıtıkları genel olarak değerlendirildiğinde erkeklerde 25 kat fazla görülür. Sağ kasıkta daha sık olarak görülürler.
  • En sık görülen indirekt inguinal hernilerdir.
  • Femoral herniler tüm kasık fıtıklarının ancak %2.5’ini oluşturur fakat kanalda sıkışma ve acil ameliyat riski daha yüksektir.

Kasık fıtıklarının tedavisi cerrahidir. Günümüzde hemen tüm ameliyat yöntemlerinde yama olarak bilinen prostetik materyaller kullanılmaktadır. Ameliyat açık ya da kapalı (laparoskopik) olarak yapılabilmektedir. Özellikle iki taraflı kasık fıtıklarında veya önden yama uygulanarak tedavi edilmiş ve nüks etmiş kasık fıtıklarında laparoskopik yöntem tercih edilmelidir.

GÖBEK (UMBLİKAL) VE GÖBEK ÇEVRESİ FITIKLARI (PERİUMBLİKAL HERNİ)

Kadınlarda daha görülür ve fıtık kesesi içerisinde sıkışma ve buna bağlı olarak gelişebilcek bağırsak tıkanıklığı gibi komplikasyonlar sık görülebilir. Şişman hastalarda tanı için nadiren bilgisayarlı tomografi gerekebilir.

EPİGASTRİK FITIKLAR

Karın orta hatta, aşağıda göbek ile yukarıda ksifoid denilen kemik arasında yerleşen fıtıklardır.

  •  Görülme sıklığı % 1 – 5’tir
  •  Erkeklerde daha fazla görülür
  •  Çok sayıda olabilirler
  •  Genellikle küçüktür ve içinde çoğunlukla yağ dokusu bulunur
  •  Ana yakınma ağrılı bir şişliktir. Bazen bu bölgede yerleşmiş olan fıtıklar yağ bezeleri ile karıştırılabilir.

                                                                                    

 

SPİEGEL FITIĞI

  • Nadir görülür
  • İleri yaştaki kadınlarda daha sıktır.
  • Rektus denilen karın ön duvarı kaslarının yanındaki hatta ve genellikle göbek hizasının altında oluşur
  • Muayene ile tanı zordur. Bilgisayarlı tomografi ve laparoskopi tanı koydurucu
  •  Tedavisi cerrahidir. Cerrahi açık veya laparoskopik olarak uygulanabilir.

 

 

 

KESİ YERİ ( İNSİZYONEL ) FITIKLARI

  • Özellikle açık ameliyatlar sonrasında kesi yerlerinde % 10-20 arasında fıtık gelişir.
  • Kolaylaştırıcı faktörler ; kötü teknik, basınç altında kapatma, enfeksiyon, şişmanlık, sigara kullanımı, DM, KOAH, hipoalbuminemi, dikiş materyali, diğer…
  • Tedavi cerrahidir. Cerrahide en sık olarak yama kullanılarak tamir uygulanmaktadır. Cerrahi fıtığın büyüklüğüne ve daha önceden geçirilmiş cerrahi tipine bağlı olarak açık veya laparoskopik olarak uygulanabilir.
  • Yama kullanmadan onarım ancak 4 cm’den küçük, ek hastalığı ve obezitesi bulunmayan hastalarda tercih edilebilir.

 

PARASTOMAL FITIKLAR

  • Bir tür kesi yeri fıtığıdır
  • Beş yıldan uzun ostomilerde görülme sıklığı % 50’den fazladır
  • Kolostomilerde ileostomilerden daha sık görülür
  • Kolaylaştırıcı faktörler kesi yeri fıtıklarıyla aynıdır
  • Tedavisi cerrahidir. Cerrahi açık veya laparoskopik olarak uygulanabilir. Her iki yöntemde de diğer fıtık tiplerine göre nüks riski daha yüksektir.

 

LOMBER FITIKLAR

Üstte grynfelt üçgeni denilen zayıf alandan ya da daha aşağıda petit üçgeninden kaynaklanabilirler.

  • Genellikle belirgin olmayan bir şişlik ve ağrı dışında dışında bulgu vermeyebilirler
  • Bu fıtıklarda sıkışma ve bağırsak tıkanıklığı riski düşüktür
  •  Tanıda Bilgisayarlı tomografi önemli bir yardımcıdır
  • Kesiye bağlı oluşanların bir kısmı haricinde tedavisi cerahidir.

 

lomber fıtık

 

PELVİK BÖLGE FITIKLARI

  • Pelvik bölge fıtıkları çok nadir görülür. Obturator fossa, siyatik foramen ve perinede oluşabilir
  • İçlerinden en sık görülen obturator fıtıklardır
  • Genellikle yaşlı ve kaşektik kadınlarda görülür.

                                  

Obturator Fıtıklar

  • Kadınlarda daha sık görülür
  •   Genellikle pelvik gevşeklik vardır
  •   Klinik; Aralıklı ağrı, obturator sinir basısına bağlı olarak uyluk ön medial yüzünde ağrı vaginal veya rektal muayenede kitle mevcuttur
  •  Ameliyat öncesi tanı zordur. Mutlaka görüntüleme yöntemlerinden faydalanmak gerekir.
  •  İnce bağırsaklarda tıkanıklık riski yüksektir
  •  Tedavi cerrahidir, yama ile onarım yapılır.

İlgili Makaleler


OBEZİTE CERRAHİSİNDE YÖNTEMLER

OBEZİTE CERRAHİSİNDE YÖNTEMLER

Tüp Mide Ameliyatı, laparoskopik (kapalı) yöntemle ve genel anestezi altında gerçekleştirilir. Özellikle son dönemde en sık uygulanan obezite cerrahisi yöntemidir. Midenin bitiş noktası olan pilora yaklaşık 3-6 cm uzaklıktan başlanarak özel aletler yardımı ile yemek borusuna kadar midenin tüp haline getirilmesi işlemidir. Yaklaşık 45 dakika kadar süren işlem sonrası midenin yaklaşık %75-80’ lik bir kısmı çıkarılmış olur...

Devamını Oku
Hemoroidal Hastalık ve Tedavisi

Hemoroidal Hastalık ve Tedavisi

Hemoroid, makattaki mevcut damarların genişlemesi ve bağ dokusunun sarkması sonucu oluşan bir hastalıktır. Hemoroid Neden Olur? Hemoroidin Belirtileri Nelerdir? Hemoroid Kimlerde görülür? Hemoroidin Evreleri, Hemoroid Tedavisinde En Sık Kullanılan Yöntemler, Lazer Hemoroid Yönteminin Etkisi...

Devamını Oku
Endoskopi

Endoskopi

Endoskopi, kameralı esnek bir alet yardımıyla ağızdan veya makat bölgesinden girilerek üst sindirim sistemi veya kalın barsağın görüntülenmesi ve gereğinde müdahale edilebilmesine olanak sağlayan işlemin genel adıdır...

Devamını Oku
Karın Duvarı Fıtıkları

Karın Duvarı Fıtıkları

Karın duvarı fıtıkları; Karın içerisindeki organ veya dokuların, karın duvarındaki zayıf bir noktadan fıtık kesesi (periton) ile birlikte karın dışına çıkmasıdır ve cerrahi kliniklerde en sık tedavi edilen hastalıklardandır...

Devamını Oku
Laparoskopik Safra Kesesi Ameliyatları

Laparoskopik Safra Kesesi Ameliyatları

Safra Kesesi karaciğerden salgılanan safranın toplandığı, karaciğerin alt kısmında bulunan torba şeklinde bir organdır. Ortalama uzunluğu 10 cm. genişliği 3 cm. olan küçük, kese biçiminde bir organdır. Karaciğerin alt yüzünde, karaciğerle temas edecek biçimde bulunur. Görevi; safra sıvısını depolamak...

Devamını Oku
Safra Kesesi Taşları ve Tedavisi

Safra Kesesi Taşları ve Tedavisi

Safra Kesesi karaciğerden salgılanan günlük yaklaşık bir litre safranın toplandığı, küçük, kese biçiminde bir organdır. Karaciğerin alt yüzünde, karaciğerle temas edecek biçimde bulunur. Görevi...

Devamını Oku
Tiroit Hastalıkları - Guatr ve Tedavisi

Tiroit Hastalıkları - Guatr ve Tedavisi

Tiroit bezi: Tiroit, boynun ön tarafında, Adem elmasının alt kısmında yerleşik ve kelebek şeklinde 20-25 gr ağırlığında bir iç salgılı bezdir. küçük ama güçlü bir organdır ve metabolizmamızı dengeleyecek olan, metabolizmanın çalışma hızını belirleyen T3 ve T4 hormonlarını salgılar...

Devamını Oku
Gastro Özofajial Reflü Hastalığı ve Tedavisi

Gastro Özofajial Reflü Hastalığı ve Tedavisi

Gastro özofajial reflü, alınan gıdaların ve/veya mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Bu kaçışın özellikle yatar pozisyonda ve yemeklerden hemen sonra mide içi basıncın artmasıyla günde 10 defaya kadar olması ve dört dakikadan kısa sürmesi normal kabul edilebilir...

Devamını Oku
Mide Kanserleri

Mide Kanserleri

Tütsülenmiş ve aşırı tuzlanmış gıdalar riski arttırır. Bu tür gıdaların içerdiği nitritler karsinojenik etkilidir. Aklorhidri varlığında midede normal flora dışı bakteriler artar ve bunlar nitratları nitritlere dönüştürür...

Devamını Oku
Kalın Bağırsak (Kolon) Kanserleri

Kalın Bağırsak (Kolon) Kanserleri

Kalın bağırsak kanserleri tüm kanser tipleri arasında en sık görülen 4. kanser olup, her yıl Dünyada yaklaşık 1 milyon yeni kalın bağırsak kanseri vakası teşhis edilmektedir. Günümüzde ortalama riske sahip bir insanın ömür boyunca kalın bağırsak kanserine yakalanma riski %4-5’tir...

Devamını Oku
Meme Kanseri

Meme Kanseri

Risk Faktörleri Erken menarş (12 yaş altı), geç menopoz (55 yaş üzeri), Geç hamilelik, emzirmemek, Doğum kontrol hapı, Menopoz sonrası HRT (Östr + prog), Meme kanseri hikayesi, Çocukluk çağında ışınlanma (RT), Beslenme ve çevre, Obezite, yağlı, kalorili..

Devamını Oku
Anal bölge abse ve fistülleri

Anal bölge abse ve fistülleri

Anal bölgede ortalama 6 adet (3-12 arasında) bez vardır ve bezler kısa ve ince yollar aracılığıyla anal kanala açılır. Bu yollar yabancı materyal ile tıkandığında enfeksiyon ve sonucunda abse gelişir...

Devamını Oku
Plonidal Sinüs (kıl dönmesi) ve tedavisi

Plonidal Sinüs (kıl dönmesi) ve tedavisi

Pilonidal sinüs hastalığı temel olarak içerisinde kıl bulunan boşluk ya da abse dokusudur. En sık kuyruk sokumu üzerinde yerleşir. Gelişimine ait iki teori vardır. Birincisi konjenital teori: Bu teoride anne karnında iken (fetüste) cilt altı dokularda orta hattın eksik birleşmesi sonucu dermal kist kalıntısı olarak geliştiği varsayılır...

Devamını Oku
Pilonidal Sinüste Ameliyatsız Tedavi (Kristalize Fenol Tedavisi)

Pilonidal Sinüste Ameliyatsız Tedavi (Kristalize Fenol Tedavisi)

Yöntem lokal müdahale odası veya poliklinik koşullarında gerçekleştirilebilir. Bu yöntemde sinüs çevresi lokal anestezi ile uyuşturulduktan sonra ek bir kesi yapılmadan sinüs ağızlarından...

Devamını Oku
Anal kondilom

Anal kondilom

Cinsel yolla bulaşan viral hastalıklardan en sık görülenidir. Etken Human Papilloma Virüs (HPV) denilen virüstür. Virüs bazal hücre tabakasında yerleşir. Kuluçka süresi olan 1-6 ay geçtikten sonra virüsler çoğalarak yüzeye ilerler ve virüs parçacıkları yüzeyde siğil halinde ortaya çıkar...

Devamını Oku
HEMEN ARA